Rıdvan – Alonso Elele, Hep Beraber Tribüne

Ağustos 17, 2007

1981’den bu yana eski F1 pilotu Riccardo Patrese önderliğinde Formula 1 pilotları ile yarışın gerçekleşeceği ülkenin şöhretlerinden kurulu takımlar arasında gösteri maçları tertiplenmekte. Bu yıl San Patrignano, Montecarlo, Almanya, San Marino, Como ve Belçika’nın da yer aldığı organizasyonun 4. ayağı 22 Ağustos Çarşamba saat 20:00’de Ali Sami Yen Stadı’nda “koşulacak”. Bilet fiyatları 6 YTL, 11,5 YTL ve 16,5 YTL.
Ülkemizde ilk kez gerçeleşecek organizasyon aslında ulvi bir amaca hizmete ediyor. Ulusal ve uluslararası yardım kuruluşlarına destek sağlamak amacıyla başlatılan bu gösteri maçlarında, bugüne kadar 13 milyon Avro toplanarak yardım kuruluşları ve derneklere aktarılmış durumda. Türkiye’de ise kısa mesaj ve bilet satışından elde edilecek gelirlerin UNESCO, AÇEV ve Umut Çocukları Derneği’ne aktarılacak.
Yardım amacıyla mı gidersiniz yoksa Rıdvan-Alonso elele hep beraber tribüne tezahüratıyla bu ikiliyi tribüne çağırarak tarihi bir an yakalamak için mi gisersiniz bilemiyorum. Ama kaçıran arkadaşlar için tekrarı malesef yok.
Taş yerinde ağırdır, ben o haftasonu İstanbul Park’ta yarışı seyredicem diyenler için bkz. (All Star Takımı kadrosu). Serhat Ulueren ile İlhan Mansız kadroda evet, yanlış görmediniz.
Meraklıları için takım kadroları son anda bir değişiklik olmazsa şu şekilde:

Yazının devamını oku »

Reklamlar

Çok Sevdik Be Abi!

Ağustos 14, 2007

Her ne kadar Sinan Engin – Çarşı kapışması maçın önüne geçse de birçok güzellik vardı Beşiktaş – Konyaspor maçında. 2 Serdar’lı sağ kanat ve Tello İbrahim Akın’lı soldan kanat bindirmeleri, birçok pozisyonda Özden’in devleşmesi, Bobo faktörü, Nobre’nin rakibi dağıtan futbolu ve özet olarak göze hoş gelen Beşiktaş. Bu 1 – 0, Tigana 1 – 0 maçlarından çok çok farklıydı kesin olarak.

Maçtaki bir diğer güzellik kenarda kaldı güzel futbolun yanında. O da tribünde açılan bu pankarttı: Çok Sevdik Be Abi!

Karakartal’ın Optik Başkan’sız ilk lig maçıydı bu…

Yazının devamını oku »


Hazırlık Kampı – Göze Batanlar:Beşiktaş

Ağustos 13, 2007

Hazırlık kampı süresince bazı oyuncular oynadıkları futbolla göze girmeyi başardı.

İbrahim Kaş:

Henüz 21 yaşında olan genç futbolcu, Sağlam’ın sıklıkla forma verdiği futbolcular arasındaydı. O da hocasının güvenini boşa çıkarmadı ve oynadığı etkili futbolla dikkat çekti. Güçlü fiziği ile defansta güven veren bir görünüm çizdi. 2006-2007 sezonunda Jean Tigana döneminde birkaç maçta oynasa da kendini gösteremedi. Bunun nedeni Tigana’nın birçok futbolcuya uyguladığı farklı mevkide oynatma tutkusunu Kaş üzerinde de denemesiydi. Kaş da kendini sağ bekte gösteremedi. Ertuğrul Sağlam ile esas yeri savunmanın ortasına dönünce kendini tekrardan buldu.

Yazının devamını oku »


Vay Anasını Sayın Seyirciler

Ağustos 13, 2007

Sebeb-i başlığımız belli. Mackeyfi.com ekibi olarak düşündük taşındık ilk duyduğumuzda “vay anasını sayın seyirciler” tepkisini verdiğimiz olayları, anektodlar, pek kimselerin bilmediği ilginç detayları sizlerle paylaşmaya karar verdik.

Türk futbol lügatında çığır açan bu nidayı yıllardır kullanan spor basını (hatta Sn. Murat Erdin bu isimle bir kitap bile yayınlamıştır) ayıp etmiştir efendim. Türk dil kurumu tarafından hak ettiği ilgiyi görmemekle kalmamış, her geçen gün konuyla ilgili şehir efsanelerine bir yenisi eklenmiştir. Bizler de yeni bölümümüzün ilk anektodunu bu “fenomen”e ayırarak hem isim babamızı anmak hem de bir gerçeğe ışık tutmak istedik.

İşte mackeyfi.com farkıyla tarihimizde saklı kalan bir gerçek daha gün yüzünde!! Flaş flaş flaş!!! Şok Şok Şok!!!!

“Vay anasını sayın seyirciler” sözünü ilk kim söylemiştir konulu yaptığım kısa bir anket çalışması – anket çalışamsı derken eş-dost-aile-iş arkadaşlarıyla kısıtlı bir çevre ama olsun- sonucunda gördüm ki cevabı Orhan Ayhan olmayan arkadaşlarımız zaten topu bomba diye polise götüren güruhtan. Ne olmuştu da Orhan Ayhan bu mertebeye layık görülmüştü bilinmez ama üzülerek bunun bir sahte şeyhlik vakası olduğunu açıkamak zorundayım. Hatta bizzat Orhan Ayhan konuyla ilgili “halk bana bunu layık gördü ben birşey yapmadım” tadında demeçler vermiş.

Gelelim işin aslına.

1975 yılında Bursaspor-Dundee United Avrupa Kupa Galipleri Kupası rövanş maçında 45 metreden Vahit’in attığı gol Abidin Aydoğdu’nun ağzından bu sözlerin çıkmasına neden olmuştur. Tarihi 8-0 lık ingiltere maçında 8.gol sonrası “vay anasını sayın seyirciler,bir gol daha yedik” dediği şehir efsanelerinden biridir, inanmayınız. Bu vesileyle Sn. Abidin Aydoğdu’ya hürmetlerimizi sunmayı bir borç biliriz.


Avrupa Futbolu: Hangi Lig, Hangi Kupa Hangi Kanalda?

Ağustos 11, 2007

ingiltere

Avrupa’da futbol sezonu başlıyor. Bazı liglerde maçlar başladı bazıları ise önümüzdeki haftalarda başlayacak. Peki biz hangi ligi hangi kanaldan takip edeceğiz. İşte Avrupa’nın önemli futbol ülkeleri ve bu ülkelerin liglerinde ve kupalarında oynanacak maçları yayınlama hakkına sahip televizyon kanalları ve ayrıca takımlarımızın Avrupa’daki maçlarını yayınlayacak olan kanallar:

İngiltere : Fox TV
İtalya : Kanal 24
İspanya : NTV, e2
Almanya : NTV, e2
Fransa : Kanal A
Brezilya : Lig TV
Şampiyonlar Ligi : Star
Şampiyonlar Ligi Öneleme : D Spor
UEFA Kupası * : D Spor, Show TV, Lig TV
Türkiye Süper Lig : Lig TV
TFF 1. Ligi : D Spor
İngiltere Carling Cup : TV 8
İngiltere FA Cup : TV 8
Almanya Kupası : Kanal A
İspanya Kupası : Kanal A
İtalya Kupası : TRT 1

* D Smart dijital yayın platformunda yayın yapan D Spor, 3 büyüklerin Şampiyonlar ligi öneleme ve UEFA Kupası iç saha maçlarının yayın hakkını satın almıştır. Türk takımlarının dış sahada oynayacağı her karşılaşma için maç bazında herhangi bir kanal klüpler ile anlaşma yapabilir. UEFA Kupası’nda çeyrek final ve sonrasında oynanacak tüm maçların yayın hakları ise Show TV’ye aittir.


Ey Ruh! Geldiysen 3 Gol At…

Ağustos 11, 2007

75 gün süren bekleyişin sonuna gelinmiş, son moda formalar kuşanılmış başlama düdüğü çalınmıştı işte. Dakikalar ilerledikçe yine milyon dolarlar harcayarak sezona başlayan Fenerbahçe’de bir şeylerin eksikliği kendini göstermeye başladı. Sahada 11 tane turkuaz formalarıyla çok şık görünen futbolcu vardı. Ama Tuncay gibi, Ümit gibi “Fenerbahçeli” futbolcu arayan gözler ümitsizce bakışlarını başka yöne çeviriyordu.

Saha dizilişi, oyun taktiği olarak geçen yıldan pek de farklı bir görüntü vermiyordu Fenerbahçe. Kezman yine ileride yalnız kalıyor, istediği topları alamıyor, alamadıkça hırçınlaşıyordu. Defans artık ezberlediğimiz hatalarını yineliyordu. Kimi zaman gelen bireysel hatalar, çoğu zaman yapılan yanlış adam paylaşmalarıyla 2 gol buluyordu ev sahibi takım. Yenilen 2 golün Fenerbahçeli futbolculara ruh getirmesi beklentileri de boşa çıkınca galibiyet için gerekli olan 3 gol başka bahara kalıyordu. Alex’in yokluğunun maçın kaybedilmesindeki faktörlerden biri olup olmadığı sorusu takılıyordu kimi zihinlere. Tümer Alex’in yokluğunu gidermeye çalışsa da, Uğur Boral takıma dinamizm katmak için koşsa da takımın genelinde kazanma azminin ve hırsın olmayışı Fenerbahçe’nin sonunu getirmişti. Roberto Carlos bile kurtaramazdı bu takımı.

Genç ve Ümit milli takımlarında yaptıklarıyla yapacaklarının teminatını 2 yıl önce vermiş olan Abdullah Avcı süper lig serüvenine de başarılı bir giriş yaptı. Takımı sürekli alan daraltarak rakibin yetenekli ayaklarının kendini göstermesini engelledi ve onları geriye doğru oynamaya zorladı. Hızlı ve çok adamlı ileriye çıkışlarla Fenerbahçe defansını hazırlıksız yakalayarak birçok pozisyon buldular. Kaleyi Hasagiç gibi bir kaleciye emanet etmiş olmanın verdiği rahatlık defans oyuncularında ciddi biçimde hissediliyordu. Tecrübeli oyuncular İlyas ve Sertan futbol iştahlarıyla rakiplerine ders veriyordu adeta. Genç Efe bu sezonun dikkatle izlenmesi gereken futbolcularından biri olduğunu haykırıyordu oynadığı futbolla.

Belediyespor’un süper ligin ilk maçında hem de Roberto Carlos’lu Fenerbahçe’ye karşı aldığı bu galibiyet 3 puandan çok daha değerli olan moral ve özgüven getirecektir takıma.

Sezonun ilk maçlarını yenilgiyle kapatmaya alışık olan Fenerbahçe önündeki Anderlecht maçına kadar toparlanacak aranan ruh geri gelecektir.


Turkcell Süper Lig..başladı..

Ağustos 10, 2007

…ve işte yine yeni bir sezon. Takımlar yenilenmiş, formalar yenilenmiş, taraftarlar sakinleşmiş. Herkes güleryüzlü, herkes centilmen. Okulun ilk günü gibi, önlükler ütülenmiş, yepyeni kalemler, defterler alınmış. Bakalım kalemleri ne zaman birbirimize fırlatmaya başlayacağız, ya da önlüğümüzün yakası kopmadan ne kadar duracak. Umarım yanılıyorumdur, umarım editörümüzün ve hepimizin ortak dileği gerçekleşir: Adı gibi “süper” bir lig.

Sezonun açılış maçında Atatürk Olimpiyat Stadı’nda süper ligin yeni ismi ile son şampiyonu karşı karşıya geldi. Evsahibi takım İstanbul Büyükşehir Belediyespor, 19. ve 27. dakikalarla attığı gollerle “turkuaz” Fenerbahçe’yi golsüz ve puansız gönderirken, sezonun ilk puanlarının sahibi oldu.